Gümüş ve biyopolimeri bir araya getirdi! Ürettiği maskede oldukça iddialı! (Urfa Pusula Gazatesi))

Koronavirüs salgınıyla birlikte hayatımıza giren maskeler günlük hayatın bir parçası olmaya başladı. Kovid-19 pandemisiyle mücadele kapsamında getirilen maske zorunluluğu hem bu sektöre talebi arttırdı hem de girişimcilerin ilgili odağı olmaya başladı. Bu girişimcilerden biri de Ertürk Tezcan. Maskelerdeki kalite düşüklüğü ve maske krizine karşılık kaliteli maske fiyat politikası uygulamak amacıyla yola çıkan Hipokrat Mask’ın CEO’su Ertürk Tezcan, grup şirketlerine maske üretimini de ekleyerek Türkiye ekonomisine ciddi katkılar sağlamaya başladı.

ÇALIŞMA ÇOK ÖNCESİNE DAYANIYOR

Aslında Tezcan’ın çalışmaları pandemi öncesi 2014-2018 yıllarına dayanıyor. İstanbul Üniversitesi, Namık Kemal Üniversitesi, Berkeley Üniversitesi’nin geliştirmiş olduğu bir AR-GE projesinin pandemiyle değer kazanmasıyla ortaya çıkan bu maske fikri pandemiye çözüm yaratan bir nanopartikül teknolojileriyle üretiliyor.

 

TEZCAN: YÜZDE 100 KORUYUCU

Ürünün tanımızı için Şanlıurfa’ya gelen ve Urfa Pusula Haber Ajansına açıklamalarda bulunan Tezcan, “Pandemiyle birlikte tüm dünyada bir maske ihtiyacı doğdu. Eski maskeler virüsü önlemeyen, virüsü kendi kendine yok edemeyen bir duruma geldi. İşte biz bu noktada AR-GE çalışmamızın sonunda virüsü yok edebilen aynı zamanda virüsün yayılmasına engel olacak bir nanopartikül teknolojisi geliştirdik. Bu nanopartikül teknolojisini maskelere enfekte ettik. Yüzde 100 koruyucu ve virüsü öldürebilen bir teknolojik maske ürettik” dedi.

GÜMÜŞE DİKKAT ÇEKTİ

Virüslerin yüzyıllar öncesinde de yaşandığına dikkat çeken Tezcan, milattan önceki dönemde Mısır’da virüse karşı gümüş teknolojilerinin kullanıldığını belirtti. Tezcan, “Günümüzü doğru geldikçe, Peygamber Efendimizin gümüş taslardan su içtiğini görüyoruz. Çöllerde kuyulardaki suyun zehirli olup olmadığını öğrenmek için gümüş sikke atıldığını görüyoruz. Papa’nın kendi gümüş kadehiyle şarap içtiğini, eğer o şarapta zehir varsa gümüş nedeniyle mora, maviye dönüştüğünü görüyoruz. FDA yetkilileri, Afrika’da Ebolayla ilgili araştırma yaptıklarında bir kabile buluyorlar. Bu kabilenin hiçbir şekilde virüse yakalanmadığını tam tersine virüse karşı da bağışıklıkları olduğunu görüyorlar. Araştırma yaptıklarında kuyu sularında yüksek oranda gümüş olduğunu, bölgeyi incelediklerinde 100 metre ileride gümüş madeni olduğunu buluyorlar. Ebolanın aşısında gümüş iyon teknolojisi kullanılıyor ve ebolanın çaresi bulunuyor. En son Amerika’da FDA, senatoya şöyle bir şey sundu: ‘Biz koronayla topyekun mücadele için ve bağışıklık sistemini yükseltmek için gümüş iyon teknolojisinden yararlanıp içme suyuna yüzde 96,9 gümüş katmalıyız.’ Bizim girişmemizin temelinde bunların hepsi var. Gümüş iyonu kumaşın içine enfekte ettik ve baktık ki, 20 dakika sonra virüs ölüyor. Ama bu çok uzun bir süreydi. Bunu nasıl indirebiliriz diye araştırdığımızda biyopolimer denilen organik bir polimer bulduk. Bu organik biyopolimer yapay organ üretiminde, akciğer kanserinde, karaciğer tedavisinde ve en önemlisi de kanser tedavisinde kullanılıyor. Biz bu gümüş iyonu ile biyopolimeri laboratuvar ortamında çarpıştırıyoruz. Tek bir nanopartikül boyutuna giriyoruz. Gümüş iyonun gücünü 15 kat, biyopolimerin gücünü 3 kat yükseltip, tek bir nanopartikülde, virüsün DNA ve RDA yapısının bozulmasını sağlayan bir işlem” ifadelerine yer verdi.

MASKELER MUTLAKA ECZANEDEN ALINMALI

Ancak bütün testlerden başarıyla geçen ama Türkiye’den yeterince destek bulamayan Tezcan ve ekibine Çin’den destek geldi. Yaklaşık 29 milyon dolarlık yatırım alan Tezcan, yapmış olduğu bu maskeleri şimdi Türkiye’nin her yerine ulaştırmayı planlıyor. Maskelerin mutlaka eczanelerde satılması gerektiğini vurgulayan Tezcan, merdiven altı ve kalitesiz maskelerin ise insan sağlığını tehdit ettiğini dile getirdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir